|
Yazar CroAtoN
|
|
Pazar, 03 Şubat 2008 |
|
Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile Allah'tan yardım isteyin. Çünkü Allah muhakkak sabredenlerle beraberdir." (el-Bakara, 153) Evleneli 15 yıl olmuştu. Eşi anlayışlı, çocuklarına düşkündü. Biri kız, ikisi erkek, cennet çiçeklerini andıran üç tane çocukları vardı. Mutluydular. Her ne kadar kıt kanaat geçinseler de mutlulukları her şeye katlanmasını kolaylaştırıyordu. Bir gün Rahime Hanım, eşine:
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 04 Şubat 2008 )
|
|
|
Yazar CroAtoN
|
|
Pazar, 03 Şubat 2008 |
|
Bir zamanlar bir yerde Allah'ın bir veli kulu yaşardı. Temiz kalpli, ihlaslı, safça bir mü'mindi. Her gördüğünü iyiye yorumlar, Allah'a çok tevekkül ederdi. Bir kötülük, bir çirkinlik görse iyi tarafından alır, "Bunda bir hikmet vardır" diyerek gönlünü hoş tutardı. Her şeyin iyi yönünü görür, gülleri devşirir, dikenlerle hiç ilgilenmezdi. Yaratandan ötürü yaratılanı hoş görür, onlara güler yüzle nasihat ederdi.
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 04 Şubat 2008 )
|
|
|
Yazar CroAtoN
|
|
Pazar, 03 Şubat 2008 |
|
Yaşlı çoban sürüsünü otlatmak için yaylaya çıktığında tepeye yakın bir elma ağacının altında dinlenir ve eğer mevsimiyse, onunla konuşarak: "Hadi bakalım evladım, derdi. Bu ihtiyarın elmasını ver artık". Ve bir elma düşerdi, en güzelinden, en olgunundan. Yaşlı adam sedef kakmalı çakısını çıkartarak onu dilimlere ayırır ve küçük bir tas yoğurtla birlikte ekmeğine katık ettikten sonra, babasından kalan Kur'an'ını okumaya koyulurdu.
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 04 Şubat 2008 )
|
|
|
Yazar CroAtoN
|
|
Pazar, 03 Şubat 2008 |
|
Bir Kadın her söze ve işe başlarken besmele çekermiş. O kadının birde münafık bir kocası varmış. Besmele çekmesine çok kızarmış. Hanımını Besmele ile ilgili bir işte mehcup etmeye karar vermiş.
|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 04 Şubat 2008 )
|
|
|
Yazar CroAtoN
|
|
Pazar, 03 Şubat 2008 |
|
Öykü ünlü Çin düsünürü Lao Tzu'nun zamaninda geçer.. Lao Tzu bu öyküyü çok sever, anlatirmis hatta..Köyün birinde bir yasli adam varmis.. Çok fakir.. Ama kral bile onu kiskanirmis.. Öyle dillere destan bir beyaz ati varmis ki.. Kral at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamini teklif etmis ama adam satmaya yanasmamis..
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Şubat 2008 )
|
|
 |
DOĞRULUĞUN SONU BÖYLE OLUR |
 |
|
|
|
|
|
Yazar CroAtoN
|
|
Pazar, 03 Şubat 2008 |
Adam, Harem-i Şerif'in kapısında hep aynı duayı okuyordu: - Ey doğrulara yardım eden, haramdan kaçınanları koruyan!.. Ona 'Sen başka dua bilmez misin?' dediler. O şöyle açıklama yaptı bu duayı tekrar etme sebebi olarak:
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Şubat 2008 )
|
|
|
Yazar CroAtoN
|
|
Pazar, 03 Şubat 2008 |
|
Hz. İsa Aleyhisselam, bir gün yolda yürürken bir gencin, ak sakallı, ihtiyar bir adamı tekmeleyerek sürüklediğini gördü. Hazreti İsa Aleyhisselam, ihtiyarın bu durumuna çok acır. Hemen koşarak onu kurtarmak ister. Fakat ihtiyar kendisine engel olur ve şöyle der:
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Şubat 2008 )
|
|
|
Yazar CroAtoN
|
|
Pazar, 03 Şubat 2008 |
|
Zenginin biri ölümden ve kabirdeki yalnızlıktan çok korkuyormuş. "Öldüğüm geceyi kim kabre girerek sabaha kadar benimle geçirirse servetimin yarısını ona bağışlıyorum" diye vasiyet etmiş. Öldüğünde "Kim birlikte kabre girip sabahlamak ister?" diye araştırmışlar.
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Şubat 2008 )
|
|
 |
NEDEN BAŞIMIZA BİR ÖMER GELMEZ? |
 |
|
|
|
|
|
Yazar CroAtoN
|
|
Pazar, 03 Şubat 2008 |
|
Hazreti Ömer (ra) geçtiği yollardan taşları ayıklar, halkın ayağına değmesi muhtemel acıtıcı maniaları bizzat temizlerdi. Birgün yine yoldan giderken gözüne çarpan bir taşa ayağıyla vurdu. Yolun kenarına doğru yuvarlanan taş, gelmekte olan bir sahabinin ayağına çarptı.
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Şubat 2008 )
|
|
|
Yazar CroAtoN
|
|
Pazar, 03 Şubat 2008 |
Şeytan hizmetçi kılığına girmiş ve yirmi sene Cüneyd-i Bağdadî Hazretleri'nin yanına gidip gelmişti. Bir türlü gönlüne vesvese vermeye, ona istediklerini yaptırmaya muvaffak olamamıştı. Birgün: - Ey Üstad! Yoksa siz benim kim olduğumu biliyor musunuz? dedi.
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Şubat 2008 )
|
|
|