 |
Su geçiyor ağlayan meryem heykeli |
 |
|
|
|
|
|
Yazar adem özbay
|
|
Salı, 15 Aralık 2009 |
I. Bir rahibi derinden sarsıyor günahlarım ağlayan meryem heykelinin su geçirir taştan yapıldığını hissetmiştim bilal'in rüyasına doluşan çanları kıvırıyorum soğuk yerlerinden
bir rahip yamağı küskün küskün bakıyor rahibi mecnun eylemişim
II. Islak çillere düşen, saçlarındaki sebudenmiş sorunca kum tanelerinin derinliklerine senin gelişin süraka'nın atıyla aynı geliştenmiş süreyyana dizdiğim horgörüsüzlüğümü gömerken iki kız iskeletinin oynaştığı çukura feran dağlarının hira'ya bakan taraflarına gözyaşıma soruyorum ömer'den bana kalanmış
III: ucube yanlarımı yama yapıyorum ayın cukurlarında saklı kalmış ayak izine gelen giden her füzenin, deve böğürmesi gibi inlemesi yok mu kalmadı sıvazlayacak sırtını boşuna göz yaşı dökme ebu zer'den son sevdiğine kalan o miras gibi ayın hulle olduğunu minareden sahibimi arıyorum. |
Yorumlar
Şiirinizde dolandım ruhunuzun kıyılarında. Akıcı ve düşündürücü dizelerdi. Alıntı
ayın cukurlarında saklı kalmış ayak izine"
Bu iki dizenin taşıdığı imgesel yükü çok sevdim. Şairi kutluyorum. Alıntı
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.